Fuhuş çetesi davasında yine 3 fail tutuklanmadı

  • 18:37 3 Ağustos 2021
  • Hukuk
MUĞLA - Milas’ta S.F.Y. isimli kadına tecavüz eden ve fuhşa sürükleyen Mutlu Erbey ve üç sanığın davası faile ait DNA örneği talebiyle ertelendi.
 
Muğla’nın Milas İlçesinde sahte iş ilanı üzerinden kadınlara ulaşarak fuhşa sürükleyen çete üyeleri Ayşe Gündüz, Pınar Gündüz, Ali Lofçalı ve aynı zamanda kendisine tecavüz faili Mutlu Erbey hakkında S.F.Y. adlı kadının açtığı davanın 3’üncü duruşması Bodrum Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Duruşmada taraf avukatları, sanıklar hazır edilirken, Muğla Cezaevi’nde tutuklu bulunan tecavüz faili Mutlu Erbey ise SEGBİS yöntemi ile davaya katıldı. Davayı Bodrum Kadın Dayanışma Derneği, Mor Dayanışma takip etti. Kadınlar duruşma sonrası ortak basın açıklaması gerçekleştirdi.
 
Duruşmada S.F.Y.’nin cinsel saldırı ve cinsiyete dayalı şiddetin bulgularına ilişkin psikolog dinlendi. Mahkemede Milas Devlet Hastanesinden ve Adli Tıp Kurumundan ulaşan rapor okundu. ATK raporunda S.F.Y’den alınan örnekte bir erkeğin DNA örneğinin bulunduğu belirtilirken, mahkeme heyeti fail erkek Mutlu Erbey’den DNA örneği alınarak karşılaştırılmasını istedi.
 
Bir sonraki duruşmada  S.F.Y’yi daha önce tehdit eden Ayşe Gül İnat’ın tanık olarak dinlenmesine karar verildi. 
Duruşma 26 Ekim’e ertelendi.
 
‘Dava İstanbul Sözleşmesi’nin önemini bir kez daha gösteriyor’
 
Dava sonrası adliye önünde gerçekleştirilen basın açıklamasında “Erkek adalet değil gerçek adalet, #TecavüzÇetesiCezalandırılsın tarafız’ yazılı pankart açılarak “yaşasın kadın dayanışması” sloganı atıldı.
 
İlk olarak Avukat Eren Keskin söz aldı. Sanığın bir buçuk yıl aradan sonra tutuklandığını ve delilleri cinsel saldırıya maruz kalan S.F.Y.’nin topladığını hatırlatan Eren, “Vücutta kalan DNA örneklerinden telefon konuşmalarına dosyada her delil sabit. ATK raporu ile cinsel saldırı kesinleşti. Şuanda maalesef savcının yapması gereken DNA incelemesini mahkemeye sunmak. Eğer savcılık DNA incelemesini zamanında yeterli değerlendirmiş olsaydı dosya çoktan kapanmış olurdu. Maalesef coğrafyamızda kadınlar mağduriyetlerini ispatlamak zorunda kalıyor. Oysa ki imza çekilen İstanbul Sözleşmesinde kadının değil sanığın ispat yükü var. Bir kez daha İstanbul Sözleşmesinin imzalanmasının tam da yıl dönümüne denk gelen bu günlerde bu sözleşmeye ne kadar ihtiyacımız olduğunu görüyoruz” diye kaydetti.
 
‘Dosyada eksiklikler var’
 
DNA sonuçları  geldiğinde failin gerekli cezayı alacağını belirten Eren, “Bu dosyada eksiklikler var. Bu sanığın başka bir kadına cinsel saldırıda bulunduğu ve ceza aldığı sabit. Bunun dışında Bodrum’da Lezita Balık diye bilinen şirketin adını kullanarak başka kadınlara da bu tarz saldırılarda bulunduğuna dair şirketin suç duyuruları var. Bunların da araştırılmasını istedik. Bunlar da geldikten sonra gerçek çok net ortaya çıkacak ve sanık gereken cezayı alacak” diye belirtti.
 
‘Kadın mücadelesi devam edecek’
 
Ülkenin dört bir yanında kadın cinayetleri ve erkek şiddetinin devam ettiğini belirten Mor Dayanışma’dan Deniz Uslu, “Daha dün 5 gündür kayıp olan Azra Gülendam’ın vahşice katledildiği haberini aldık. Maraş’ta Emine Gökkız’ın cansız bedenine ulaşıldı ve şu an şüpheli ölüm olarak görülüyor. Türkiye’de kadınlar olarak mücadelesini yürüteceğiz. Bu saldırının failleri bir iki kişi değil Türkiye ve dünya genelinde sistematik bir erkek şiddeti ile karşı karşıyayız. Bunun karşısında kadınlar olarak örgütlü mücadele ile duracağız” dedi.