‘Rosa Kadın Derneği Diyarbakır’da umut oldu’

  • 09:01 8 Nisan 2021
  • Güncel
İSTANBUL - Diyarbakır’da kadınlara yönelik operasyona tepki gösteren siyasetçiler, iktidarın kadınlara gözdağı vermeye çalıştığını belirterek, “Enternasyonal bir dayanışma ile mücadeleye omuz verilmeli” çağrısında bulundu.
 
Diyarbakır’da 5 Nisan’da Rosa Kadın Derneği’nin de aralarında bulunduğu çeşitli adreslere baskın düzenlendi. Ajansımız muhabiri Beritan Canözer, Demokratik Bölgeler Partisi (DBP), Tevgera Jinên Azad (TJA), Halkların Demokratik Partisi (HDP) üyesi ve yöneticilerinin de aralarında bulunduğu 22 kadın gözaltına alındı. İstanbul Sözleşmesi’nden geri çekilme kararının ardından kadınların mücadelelerini yükselttiği bir dönemde yapılan gözaltı operasyonu “kadın mücadelesine gözdağı” şeklinde yorumlanırken, dosyaya jet hızıyla “gizlilik kararı” getirildi.
 
Siyasi parti temsilcisi kadınlar gözaltı operasyonlarına tepki gösterdi.
 
‘Emsal gösterilecek mücadelelerden biri’
 
Halkların Demokratik Kongresi (HDK) Eşsözcüsü İdil Uğurlu, hem Türkiye'de hem bölgede örgütlü kadın mücadelesinin kurumsallaşmaya çalışan faşizmin önündeki en büyük barikat olduğunu dile getirdi. İdil, “TJA, dünya kadın hareketleri tarafından dikkatle izlenen, bütün çalışmaları takip edilen, bir anlamda da dünyadaki tüm kadın mücadelesinin öncülerinden biri. Yine Rosa Kadın Derneği herhangi bir kamuya ve kuruma bağlı olmayan bir kadın derneği. Barış Anneleri keza yine öyle. Türkiye’de barışın sağlanması ve insanların yaşamını kaybetmemesi için mücadele eden ve dünyada da emsal gösterilebilecek mücadeleden biri” dedi.
 
‘Enternasyonal bir dayanışma ile mücadeleye omuz verilmeli’
 
İktidarın sistematikleşen saldırılarla kadınları güçsüz düşürmeye çalıştığının, ancak bunun gerçekleşmeyeceğinin altını çizen İdil, “Kadınların çoğunda rıza sağlayamayan bir iktidar söz konusu. Bu kadın mücadelesinin daha da büyümesinin önünü açıyor. Kadınlar da aralıksız, kesintisiz mücadele ettikleri için yaşamlarından, haklarından, kimliklerinden, özgürlüklerinden vazgeçmedikleri için bunu daha da büyütecekler. Kadınlar sadece mesaj vermekle de sınırlı kalmıyor, bunun pratiğini de hayata geçirdikleri için bu saldırıları iktidarın yapması kendi açısından anlaşılabilir fakat buna verilebilecek cevap sadece Kürdistan ve Türkiye’deki ortak kadın mücadelesini de aşan bir yerden olmalı. Enternasyonal bir dayanışma ile kadın mücadelesine omuz vermek ve yan yana durmak, ‘Vardık, var olacağız’ı tekrarlayarak kadının özgür yaşamın, eş yaşamın, ekolojik yaşamın öncüsü olacağını bir kez daha kadınlar sokaklardan, alanlardan, fabrikalardan, işyerlerinden, tarlalardan, o hapsedilmek istendikleri deyim yerindeyse kadınlar için cezaevine dönüşen evlerden haykırarak aşacaklarına inanıyorum” şeklinde konuştu.
 
‘Rosa umut oldu’
 
Sosyalist Yeniden Kuruluş Partisi (SYKP) Eş Genel Başkanı Canan Yüce de iktidarın uzun zamandır kadınlara gözdağı vermeye çalıştığını ve son gözaltı operasyonu ile “Ya bize biat edeceksiniz ya da bu baskılara maruz kalacaksınız” mesajı verdiğini aktardı. Kadınların iktidarın politikaları karşısında uzun zamandır susmadığını dile getiren Canan, “Bizler gördük ki pandemi sürecinde de ev içinde ve birçok alanda kadınlar mücadeleye devam etti. Kurumlarımız kayyum aracılığıyla kapatıldı. Buna rağmen yeni dernekler açtık. Kadın dernekleri 'Biz bir bina değiliz, bir yerde olmayacağız. Her yerde, evde, sokakta mücadele etmeye devam edeceğiz' dedi ve Rosa Kadın Derneği tam da bütün baskıların arttığı bir dönemde, pandeminin en ağır koşullarını kadınların yaşadığı bir dönemde kadınlara Diyarbakır'da umut oldu ve bu alanda çalışmaya başladı” dedi.
 
‘Kadın hareketlerinin birleşmesi korkutuyor’
 
Rosa Kadın Derneği’nin kurulduğu günden itibaren baskı ve operasyonlara maruz kaldığını anımsatan Canan, sözlerini şöyle sürdürdü: “İktidar, kadın düşmanlığının yanında Kürt düşmanlığını da sürdürüyor ve Kürt kadın hareketini yok etmeye çalışıyor. Çünkü biliyor ki Kürt kadın hareketi Türkiye'deki kadınlarla birleşirse buradan çok güçlü bir dinamizm çıkacak. Burayı törpülemeye çalışıyor. Bunu kayyum aracılığıyla denedi olmadı; kadın derneklerimizi kapattı, yine olmadı. Çünkü kadınlar her anlamda, hem birleşik mücadeleyi hem de kadın dayanışmasını yükseltmeye devam etti. Bir kez daha söylüyoruz: Dayanışmamızdan vazgeçmeyeceğiz, birimiz hepimiz, hepimiz İstanbul Sözleşmesi ve kendi hayatlarımız için mücadele etmeye devam edeceğiz.”
 
‘Kadınlara dönük saldırılar yoğunlaşacak’
 
Halkların Demokratik Partisi (PM) üyesi Kadriye Özgüç ise bedel ödeyerek kazandıkları kazanımlardan vazgeçmeyeceklerinin altını çizdi. Bundan sonraki süreçte kadınlara dönük saldırıların yoğunlaşacağına işaret eden Kadriye, “Rosa Kadın Derneği’ne yönelik yapılan saldırı, bizim için mücadelemizi büyütme gerekçesidir. Bundan sonraki dönem bizim için daha da ağır geçebilir,  çünkü her sabah yeni bir saldırı ile karşı karşıya kalıyoruz. Biz yapılan bu saldırıyı kınıyoruz ve bundan sonraki süreç açısından da temel haklarımızı savunan bir yerden kendi pozisyonumuzu alacağız. Geri adım atmayacağız. Bizim geri adım atacağımızı düşünenler korksunlar. Kulaklarını tıkamak istedikleri yerde sesimiz daha da gür çıkacak ve bu perdeleri yırtacağız” ifadelerini kullandı.
 
Gözaltına alınanlar arasında Barış Anneleri’nin durumuna da dikkat çeken Kadriye, annelerin tek talebinin gözyaşlarının dinmesi olduğunu kaydetti. Kadriye, “Devlet bir annenin gözyaşından, isyanından korkuyorsa; aslında bitmiş demektir bizim nezdimizde. Bu saldırıların hiçbiri sonuç vermeyecek” diye konuştu.