İHD’den mülteci kadınlar için çağrı

  • 13:01 7 Nisan 2021
  • Güncel
 
İZMİR - İHD İzmir Kadın Hakları Komisyonu, Denizli’de tutuklanarak sınır dışı edilmek istenen kadınlar için yaptığı açıklamada, can güvenliği olmayan insanlar için gerçekleştirilen bu uygulamanın hukuksuz olduğunu ve uygulamadan vazgeçilmesini istedi.
 
İnsan Hakları Derneği (İHD) İzmir Şubesi Kadın Hakları Komisyonu Denizli’de 20 Mart'ta yapılan 'İstanbul Sözleşmesi’nden Vazgeçmiyoruz' eylemine katılan 4 İranlı mülteci Esmaeil Fattahi, Leili Faraji, Zeinab Sahafi ve Mohammad Pourakbari Kermani’nin 5 Nisan Pazartesi günü “Kamu düzenini bozmak” iddiasıyla gözaltına alınmasına ilişkin yazılı bir açıklama yayınladı. 
 
‘İstanbul Sözleşmesi göçmen kadınlara da koruma sağlıyor’
 
Türkiye’nin 2011 yılında ilk imzacılarından olduğu İstanbul Sözleşmesi’nin 2014 yılında yürürlüğe girdiği belirtilen açıklamada sözleşmenin risk altındaki kadınları koruduğu hatırlatıldı. Açıklamada “İstanbul Sözleşmesi, Meclis tarafından onaylanmış ve 6251 sayılı kanun ile kabul edilmiştir. Kanunla kabul edilen bu sözleşmeden bir gece yarısı kararnamesi ile çekildiğimiz söyleniyor. Gece yarısı çekildik diyen bu karanlık sesler kadına diyor ki; Bizler kadın katliamlarına, çocuk istismarına, nefret suçlarına seyirciyiz.  Oysa kadınlar haykırıyor, bir kişi daha eksilmeyeceğiz. Haklarımızdan vazgeçmeyeceğiz. Bu sözleşme sadece taraf devletler vatandaşları olan kadınlar için değil, sığınmacı, mülteci ve hukuki durumları ne olursa olsun göçmen kadınlar içinde hukuki koruma sağlamaktadır. Yani çekildik dediğiniz sözleşme ülkedeki tüm kadınlar, çocuklar, LGBTİ+’lar için hukuki koruma sağlamaktadır” denildi. 
 
‘İstanbul Sözleşmesi herkesindir’
 
Sözleşmeye sahip çıkmak için katıldıkları eylemin ardından 4 kadının gözaltına alınmasına tepki gösterilen açıklamada, şu ifadelere yer verildi: “Kamu düzenini bozdukları gerekçesiyle geri gönderme merkezine sınır dışı edilme talebi ile gönderilmiştir. Anayasa madde 34’te herkesin toplantı ve yürüyüş hakkına sahip olduğu açıklanmakta ve mülteci olmaları kanunun tanıdığı bu haklardan yararlanamayacağı ya da kanunun uygulanmayacağı anlamına gelmemektedir. Herkes, önceden izin almadan, silahsız ve saldırısız toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkına sahiptir. İfade, toplantı ve gösteri yürüyüşü özgürlüğü hakkını kullanan mülteciler derhal serbest bırakılmalı, keyfi uygulamalardan vazgeçilmelidir. Can güvenliği olmayan bu insanlara uygulanan hukuksuzluktan derhal vazgeçilmelidir. İstanbul Sözleşmesi herkesindir. Vazgeçmiyoruz.”