'Çocuklar ya imam hatiplere yönlendiriliyor ya da evlendiriliyor'

  • 09:02 7 Nisan 2021
  • Güncel
URFA - Pandemi ile beraber çocukların eğitimden uzaklaştığı kentlerden birinin de Urfa olduğunu söyleyen Eğitim Sen Urfa Şube Eşbaşkanı Özlem Uluşta Şengül, bununla beraber artan sorunların başında imam hatiplere yönlendirilme ve çocuk yaşta evlendirilme olduğunu söyledi. 
 
Türkiye’de koronavirüsün (Covid-19) ilk vakalarının görülmesinin ardından ekonomi, eğitim, sağlık alanında birçok sorun ortaya çıkmıştı. Okulların kapanmasına karar veren Milli Eğitim Bakanlığı uzaktan eğitim için herhangi bir önlem almamakla beraber, yaşanan sorunların daha da derinleşmesine sebep oldu.
 
Bölgede yaşanan eğitim sorunlarını değerlendiren Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (Eğitim Sen) Urfa Şube Eşbaşkanı Özlem Ulutaş Şengül, pandemi ile beraber kız çocukların okuma oranında düşüş yaşandığını kaydetti.
 
‘Sorunların üstü örtülmek isteniyor’
 
Sosyo-ekonomik düzeyi yüksek olan okullarda sınıf mevcutlarının çok kalabalık olmadığını ancak, dar gelirli mahallelerde bu sınıf mevcutlarının fazla olduğunu kaydeden Özlem, okulu yarıda bırakan öğrencilerin çok fazla olduğunu belirtti. Milli Eğitim Bakanlığı’nın açıkladığı verilerin gerçeği yansıtmadığını söyleyen Özlem,  “Urfa da öğrenci ve öğretmen açığı var. Hükümet herhangi bir adım atmıyor. Sorunları çözmek yerine daha çok derinleştiriyor. Yansımasını da öğrenciler ve eğitimciler yaşıyor. Var olan imkanlar öğrenci potansiyeli için yeterli değil. Ancak bunun üstü örtülmek isteniyor. Urfa eğitim düzeyinin yüksek olduğu bir şehir değil” diye ifade etti.
 
‘En çok etkilenen kız çocukları olacaktır’ 
 
Urfa’nın tarım şehri olmasına rağmen dış illere en çok işçi gönderen iller arasında yer aldığını vurgulayan Özlem, Mart ayı ile beraber öğrencilerin okuldan ayrılmak zorunda kaldığını söyledi. Özlem, “Ortalama yıllık eğitim süresi 9 ay olmasına rağmen mevsimlik işçisi olan öğrenciler için 4 ay oluyor. Bu da çocukların okula uyum sağlama, sosyalleşme, akranları ile iletişim ya da öğretmeleri ile iletişimi ciddi bir şekilde etkilemekte. Çocuklarda eğitim alanında yarım kalmışlık duygusu uyanıyor. Ekonomik yetersizlikleri olan mahallelerde pandeminin etkilerini görmek daha da mümkün diyebiliriz. Okul sürecinde çocuklar iyi kötü okuluna devam edebiliyorlardı. Ancak pandemi ile beraber eğitim sürecinin dışında kaldılar. Etkilerini önümüzdeki sınavlarda göreceğiz. Bunun etkilerini en çok yaşayan da kız çocukları olacaktır” dedi.
 
‘4+4+4 sistemiyle beraber okula devam etme oranı düştü’
 
Çocukların okula devam etme oranının istenilen düzeyde olmadığını ifade eden Özlem, ancak hükümetin açıkladığı verilerin çok güvenilir olmadığını ve gerçek verilere bu koşullarda ulaşmanın pek mümkün olamayacağına değindi. Özlem, açık öğretim okuyan kız çocuklarının sayısının çok fazla olduğuna işaret ederek, “Tabi bu sayı istatistiklere normal örgün eğitimmiş gibi kaydediliyor. 4+4+4 eğitim sistemiyle beraber kız çocuklarının okula devam etme oranında çok düşüş yaşandı. İlk dört yılını bitiren çocuklar diğer yıllarda derslere katılamıyorlar. Çocukların eğitim, ulaşım imkanları sınırlı” şeklinde kaydetti.
 
‘Kız çocukları geri plana atılıyor’
 
Çocuklarının ilkokuldan sonra imam hatiplere yönlendirildiğini vurgulayan Özlem, bunu toplumsal ya da dini değerlere dayandırılarak yapıldığını kaydetti. Çocukların bu alanlara yönlendirilmelerindeki artışa dikkat çeken Özlem, konuşmasına şöyle devam etti: “Bu da kız çocuklarının okula devam etmelerini olumsuz bir şekilde etkiliyor. Öte yandan kız çocuklarının çocuk yaşta evlendirilmesi de buna dahil diyebiliriz. Kız çocuklarının okula devam etmemesinin en temel sebebi cinsiyet eşitsizliği ve dine dayandırdıkları nedenler diyebiliriz. Bununla beraber kız çocukların erkek çocuklara göre daha geri plana atıldığını görmekteyiz.”