22 Kasım çağrısı: Sözleşmeyi uygulatacağız

  • 09:05 21 Kasım 2020
  • Güncel
İSTANBUL - Erkek-devlet şiddetine ilişkin konuşan KCDP İstanbul İl Koordinasyon üyesi Nurşen İnal, 22 Kasım’da Kadıköy’de gerçekleşecek 25 Kasım eylemine çağrı yaparak “‘Şiddeti, cezasızlığı, şüpheli kadın ölümlerini, cinayetleri durduracağız, İstanbul Sözleşmesi’ni uygulatacağız’ demek için dayanışmaya” dedi.
 
Dominik Cumhuriyeti’nde diktatör Rafael Leonidas Trujillo iktidarı tarafından 25 Kasım 1960’ta katledilen Mirabal Kardeşler’den bugüne erkek-devlet şiddeti artarken, kadınların direniş ve mücadelesi de yükseliyor. Türkiye ve bölgede de kadınlar bu şiddet ile karşı karşıya. Ajansımızın basına yansıyan haberlerden derlediği şiddet çetelesine göre yalnızca Ekim ayında erkekler 22 kadını katletti. Yine Ekim ayında 7 kadın şüpheli şekilde yaşamını yitirirdi, 5 kadın katledilme girişimi ile yüz yüze kaldı, 7 kadın ise şiddete maruz bırakıldı. Mahkemeler de bu ay 7 faile “iyi hal” indirimi uyguladı.
 
Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu (KCDP) İstanbul İl Koordinasyon üyesi Nurşen İnal erkek-devlet şiddetine dair görüşlerini paylaştı.
 
‘Kadına şiddetin temeli devlettir’
 
Değerlendirmelerinde Las Tesis danslı eyleme dönük saldırıyı hatırlatan Nurşen, devletin kadınlara yönelik saldırılarının nedeninin erkeklerin kadınları katletmesiyle aynı olduğunu söyledi. Kadınların kendi hayatlarına dair karar alma süreçlerinde erkek şiddetine maruz kaldığına dikkat çeken Nurşen, “Erkekler kadınların itaatsizlik yaptığını düşünüyor. Birçok kadın haklarını biliyor ve kazanılmış haklarını talep ediyor. Bu aşamada erkekler bu talebe tahammül edemiyorlar. Kadın-erkek eşitliği kabul edilmediği için erkek ve erk yönetim buna tahammülsüzlük gösteriyor, saldırıyor. İktidarın bir bütün kadın mücadelesine dönük saldırısı da bu yüzden” diye belirtti.
 
‘Sözleşme tartışmaya açıldı, kadın cinayetleri arttı’
 
İstanbul Sözleşmesi’nin tartışılmaya açılmasıyla kadın katliamlarının arttığını kaydeden Nurşen, şiddetin boyutunun ve şüpheli ölümlerin sayısının giderek daha da yükseldiğinin altını çizdi. Nurşen, “Bizler anayasada tanınmış olan haklarımızı uygulatmaya çalışıyoruz. Devletin yükümlülüğünü yerine getirmesi için talepte bulunuyoruz. İstanbul Sözleşmesi’ni uygulamamakta ısrar eden iktidar bu yaklaşımıyla erkeğin yanında olduğunu kanıtlıyor” ifadelerini kullandı.
 
‘Aile Bakanlığı şüpheli kadın ölümlerini cinayetten saymıyor’
 
Nurşen, kadın ve erkeği eşit görmeyen bir kesim olduğunu ve bundan erk aklın da nemalandığını dile getirerek, kadın davalarındaki cezasızlık uygulamalarına dikkat çekti. Nurşen, “Erkekler hala ’Pişmanım öldürdüm’ diyerek indirim alabiliyorlar. İktidar şüpheli ölümleri cinayetten saymıyor. İyi bir kovuşturma yapılmıyor. Gereken kovuşturma yapılsa kadın cinayetleri verisinde rakam farklılaşacak. Aile Bakanlığı ile ilgili bazı verilerimiz bu yüzden farklılık gösteriyor. Çünkü şüpheli ölümlere kadın cinayeti adını koymuyorlar. Biz kadınlar olarak bu hukuksuzluklara dönük mücadelemizden vazgeçmedikçe iktidar da bize dönük saldırılarını sürdürüyor. Erkek nasıl eşinin taleplerini itaatsizlik olarak algılıyorsa kadın mücadelesinin taleplerini de devlet kendisine karşı bir itaatsizlik olarak algılıyor” dedi.
 
25 Kasım’da kadınlara dayanışma çağrısı
 
Nurşen, son olarak 25 Kasım dolayısıyla gerçekleştirecekleri eyleme çağrıda bulunarak, “’Şiddeti, cezasızlığı, şüpheli kadın ölümlerini, cinayetleri durduracağız, İstanbul Sözleşmesi’ni uygulatacağız’ demek için 22 Kasım Pazar günü Kadıköy İskelesi önünde saat 15.00’te bütün kadınları dayanışmaya davet ediyorum” dedi.