Suad Şexdemir: Çözüm ulusal birlikte

  • 09:03 21 Kasım 2020
  • Güncel
Dîcle Demhat
 
KOBANÊ - KDP’nin Federe Kürdistan Bölgesi’ndeki tutumunu değerlendiren Kobanê Kantonu’na bağlı Qine İlçe Eşbaşkanı Suad Şexdemir, bölgedeki gerilimin çözümü olarak ulusal birliğe işaret etti. Suad, “Beritan hepimize ihanete karşı duruşun nasıl olması gerektiğini göstermişti” dedi.
 
Federe Kürdistan Bölgesi’nde Türkiye’nin desteğiyle Kürdistan Demokrat Partisi (KDP) eliyle sürdürülmek istenen gerilime dair birçok çevre duyarlılık çağrısını sürdürüyor. Bölge kentlerinde de bu gerilime dönük ulusal birlik vurgusu yapılırken, benzer tutum Kuzey ve Doğu Suriye’de de ifade ediliyor. Kobanê Kantonu’na bağlı Qine İlçe Eşbaşkanı Suad Şex Demir, KDP’nin izlediği yolu ve ulusal birliğin önemini değerlendirdi.
 
‘Tarih tekrarlanıyor’
 
Federe Kürdistan’da Qazî Mihemed’den bugüne kadar KDP’nin ihanet çizgisinde yürüdüğünü söyleyen Suad, “1945’te Qazî Mihemed öncülüğünde Kürt birliği oluşturulmaya çalışıldı. O dönemde PKK yoktu. Fakat Barzani ailesi o zaman da Kürt partilerine karşı ihanet çizgisinde yürüyordu. Barzani ailesinin desteğiyle bir grup o dönemde İran rejimi tarafından yakalanıp, idam edilmişti. Kürdün Kürde yaptığı ihanetlerden kaynaklı tarihte onlarca devrim sonuç almadan yok edilmiş. Şex Îdrîsê Bedlîsî de Türkiye’ye destek sunup, Kürt aşiret ve mirlerini ihanet çizgisine çekmiştir. Tarih tekrarlanıyor. Şu an KDP’nin, PKK’yi bahane etmesi de doğru değil. Tarihe baktığımızda PKK yokken de KDP yine Kürtlere karşı ihanet çizgisinde yürümüş. KDP, Türkiye politikasını yürütüyor. Türkiye’de tek adam politikası neyse, KDP’nin de uyguladığı politika odur. Barzani ve Türkiye’nin uyguladığı tek politika Kürt soykırımı politikasıdır” ifadelerini kullandı.
 
‘PKK korumasaydı, Güney Kürdistan DAİŞ’in merkezi olabilirdi’
 
Suad, KDP’nin, DAİŞ karşısındaki tutumunu da anımsattı. “Mesud Barzani yaptığı açıklamalarda PKK’nin halkın evlerini talan ettiğini, halkın köylere gitmediğini belirtmişti. 2014’te DAİŞ Şengal’e girdiğinde KDP peşmergeleri neredeydi” diye soran Suad, Şengal’in PKK tarafından savunduğuna işaret etti.
 
Suad, sözlerini şöyle sürdürdü: “Şengalli kadınlar satıldı, kendini kayalıklardan aşağı attı. Şengalli yaşlı ve çocuklar DAİŞ tarafından katledildi. Şengal’de Barzani ailesi tarafından yürütülen kirli politika perde arkasında kaldı. O zaman KDP, Türkiye ile aynı masaya oturmasaydı belki Şengal satılmazdı. Bütün kirli politikalara rağmen Şengal PKK tarafından DAİŞ çetelerinden özgürleştirildi ve özerkliklerini ilan edip, kendi askeri gücünü oluşturdu. DAİŞ döneminde başlatılan kirli politika Şengal’le sınırlı değildi. Maxmur, Kerkük, Musul ve Hewler de aynı kaderi yaşadı. Eğer o dönem PKK Güney Kürdistan’ı korumasaydı bugün DAİŞ çetelerinin merkezi olabilirdi. Güney Kürdistan topraklarında Türkiye’ye ait, Amerika, Rus, İran ve diğer devletlerin karargahları ve MİT masaları yer almakta. Bunların hepsi Mesut Barzani’nin Güney Kürdistan topraklarını satmasıyla oluştu.”
 
‘Faşizme karşı birliğimizi oluşturalım’
 
KDP ve PKK arasında 1992’de yaşanan savaşa da işaret eden Suad, bu savaşta teslim olmasını isteyen KDP’ye karşı kendini uçurumdan atan Beritan’ı (Gülnaz Karataş) anımsattı. Suad, “Beritan aslında hepimize ihanete karşı duruşun nasıl olması gerektiğini göstermişti. Fakat bugün KDP’nin izni dahilinde Şengal, Maxmur, Hewler, Süleymaniye köylerine Türkiye tarafından hava saldırıları düzenleniyor. Halk yaşamını yitiriyor, köylerini boşaltmak zorunda kalıyor. Hava saldırılarıyla yetinmeyen KDP 11 Ekim’de Maxmur’dan Hewler’e çalışmaya gitmek için yola çıkan 20 kişiyi tutuklamıştı. Türkiye faşizminden kaçan Maxmur halkı yıllardır KDP’nin yürüttüğü kirli politikalarla yüz yüze kalmaktadır. Türkiye nasıl Kuzey Kürdistan’da halkı tutukluyorsa, KDP de aynı politikayı Maxmur halkına karşı yürütüyor. Bütün Kürt halkına sesleniyorum. Faşizme karşı birliğimizi oluşturalım, kardeş birakujîye karşı tavrımızı net ortaya koyalım. Mesut Barzani’nin Türkiye’ye destek vermesini engelleyelim” diye konuştu.