Pervin Buldan: Eşbaşkanlık kadınlar adına bir kazanımdır

  • 13:00 19 Kasım 2020
  • Güncel
DİYARBAKIR - "Dünden Bugüne Eşbaşkanlık Sistemi" konulu panelde konuşan HDP Eş Genel Başkanı Pervin Buldan, " Eşbaşkanlık kadınlar adına bir kazanım olduğu gibi eşitlik adına, adalet adına, demokrasi ve insanlık adına bir kazanımdır aynı zamanda" dedi.
 
Halkların Demokratik Partisi (HDP) Yerel Yönetimler Kurulu tarafından Eğitim-Sen 1 nolu şubede "Dünden Bugüne Eşbaşkanlık Sistemi" konulu panel düzenlendi. Panele HDP Eş Genel Başkanı Pervin Buldan, Halkların Demokratik Kongresi (HDK) Eş Sözcüsü İdil Uğurlu, Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) Eş Genel Başkanı Saliha Aydeniz, Tevgera Jinên Azad (TJA) Sözcüsü Ayşe Gökkan, HDP Kadın Meclisi Sözcüsü Ayşe Acar Başaran, HDP Grup Başkanvekili Fatma Kurtulan ve çok sayıda kadın katıldı.
 
Eşbaşkanlık sistemine ve kadınların mücadelesine ilişkin hazırlanan sinevizyon gösterimi ile başlayan panelin açılış konuşmasını ise Pervin Buldan yaptı.
 
'Ülke erkek aklıyla yönetildi'
 
Çalıştay vesilesi ile cezaevinde bulunan eşbaşkanlara kadınların kucak dolusu selamlarını gönderdiğini belirten Pervin, yaşamını yitiren kadınları minnetle andığını dile getirdi. Türkiye'de ilk defa 1934 yılında kadınlara seçme seçilme hakkı verildiğine değinen Pervin, "Bu hak kadınlara seçme hakkı tanıyordu, evet ama kadınların seçimlere katılması mümkün olmuyordu. Kadınlar ne siyasete eşit temsiliyette katılabiliyordu ne de oylarını özgür iradeyle kullanabiliyorlardı. Erkek egemen siyasette kadınlar kendilerine bir yer edinemediler. Kadınlar tamamen erkeğin hakimiyeti altında tutulan siyaset alanına dahil edilmediler. Bir asırlık Cumhuriyet tarihi erkek egemen aklıyla şekillendi, ülke erkek aklıyla yönetildi. Bunları anlatmaya ne zamanımız ne de günlerimiz yeter. Fakat erkeklerin siyasette bıraktığı enkaz ile karşı karşıya olduğumuzun altını önemle çizmek isterim. Demokrasi ve hukuka rahmet okumuş, ekonomisi çökmüş, yıllardır sürdürülen çatışmalı ortamda binlerce insanın katledilmesine sebep olmuş, çözümsüzlüğü bir devlet politikası hâline getirmiş, kadın cinayetlerinde ve çocuk istismarında dünyada ilk sıralara yerleşmiş acı bir ülke gerçeği şuan tam olarak karşımızda durmaktadır" sözlerine vurgu yaptı.
 
'Kadın sadece oy veren değildir'
 
Pervin, bu ülkede acılardan ve karanlıktan başka bir geleceğin olmayacağını kadınlar olarak çok iyi bildiklerinin altını çizdi. Kadınlar olarak bu tarihsel gerçeklikten hareketle, gücünü özgürlük ve demokrasi mücadelesinden alan bir farkındalıkla özgün kadın mücadelesi yürütmeye başladıklarını sözlerine ekledi. Yaşamın ve siyasetin her alanında kadınlar için tam eşitliği sağlama hedefini önlerine koyduğunu belirten Pervin, yaşamda her türlü değerin ancak eşitlik olunca mümkün ve anlamlı olabileceğini kaydetti. Pervin, eşitlik olursa adalet, eşitlik olursa demokrasi, eşit olursa şeffaflık ve insan onuruna yakışır bir yaşamın mümkün olabileceğine işaret etti. Bu nedenle kadınların siyasete aktif katılması gerektiğinin altını vizen Pervin, "Kadın sadece oy veren değildir. Aynı zamanda erkekle eşit oranda aday olan eşit sayıda seçilebilen, parti kademelerimizden belediyelere ve parlamentoya kadar eşit şekilde yer alabilmelidir. Bizim mücadele tarihimiz işte böyle başladı" diye ifade etti.
 
Dünyaya model oluşturan bir konumdayız
 
Pervin, konuşmasının devamında şu ifadelere yer verdi:
 
"Tam da bu amaçla bizler 'eşbaşkanlık' dedik. 'Eşbaşkanlık sistemi kadınların siyasetteki yerinin, seçme ve seçilme hakkının kadının temsil hakkının teminatıdır' dedik. Bunu bildik bunu söyledik ve yıllardır bunun mücadelesini verdik. 2006 yılında fiili olarak ilk defa uyguladığımız eşbaşkanlık sistemini geliştirerek bugünlere ulaştık. 2013 yılında eşbaşkanlık sistemini yasal güvenceye kavuşturduk. Hem kendi iç yapımızda hem de siyasette hem de bütün kurumlarımızda ve alanlarda eşbaşkanlık sistemini tartışmasız ve koşulsuz bir şekilde uygulamaya başladık. Bugün yerel yönetimlerde eşbaşkanlık sistemini uygulayan dünyadaki tek parti Halkların Demokratik Partisi'dir. Yine parlamentoda özgün kadının grubu bulunan tek parti olarak dünyada biz ilkiz. Bu mücadelemiz ve eşbaşkanlık sistemimizle dünyaya model oluşturan bir konumdayız.
 
Eşbaşkanlık sistemi eşitlik ve adalet adına da bir kazanımdır
 
Eşbaşkanlık sistemimizle belediyelerimiz bünyesinde kadın kurumları oluşturulmuş ve cinsiyet eşitsizliği eşitsizliğin beraberinde getirdiği kadına yönelik sömürü ve şiddet gibi ağır sonuçlarla etkin mücadele mekanizmaları oluşturulmuştur. Kadın merkezleri, Alo şiddet hatları, kadın sığınma evleri, cinsiyete dayalı bütçeleme ve kadın istihdamına dönük projeler bunların başında yer almaktadır. Yine cinsiyet kotası ve fermuar sistemi ile şu anda Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde kadın temsiliyetinin yüzde 39'una sahibiz. Bu yeterli mi elbette yeterli değil ama bunun mücadelesini tüm Türkiyeli kadınlarla birlikte bir kez daha vereceğimizin özellikle altını çizmek istiyorum. Eşbaşkanlık kadınlar adına bir kazanım olduğu gibi eşitlik adına, adalet adına, demokrasi ve insanlık adına bir kazanımdır aynı zamanda. Erkek iktidar ve onun temsilcileri de bizim kadar bunun farkındadırlar. Ve bu nedenle kadın mücadelemize saldırırken de eşbaşkanlık sistemimizi özellikle hedef almaktadırlar. Yasalara aykırı bir şekilde eşbaşkanlarımızı tutuklarken eşbaşkanlık suçu diye bir suç ortaya atmış bulunmaktadırlar.
 
Halkın belediyeleri zorbalığın çiftliği olmayacak
 
Onlar da çok iyi biliyorlarki gelmekte olan eşitlik ve demokrasi onların binlerce yıllık erkek egemen zihniyetinin sonunu da getirmektedir. Eşbaşkanlık sistemine saldırıyorlar çünkü kadının erkek rejim karşısında hak ve hukuktan yoksun, yalnız ve güçsüz kalmasını istiyorlar. Kadın cinsiyetini bir sömürü alanı, kadının ezilmesi gereken bir kimlik olarak görüyorlar. Gaspçı kayyımların göreve başlar başlamaz ilk elden kadın kurumlarını kapatması, kadınların savunma mekanizmalarının faaliyetlerini sonlandırması bunun en açık örneğidir. Ancak çare değildir. Ne kadar baskı, ne kadar gasp, ne kadar saldırı varsa o kadar dik duruş, o kadar kararlı bir mücadele görecekler karşılarında. Biz kadınlar erkek faşizminin hiçbir alanımızı, hiçbir kurumumuzu yağma alanı yapmasına asla izin vermeyeceğiz. Gaspçı kayyımlarını gönderdikleri hiçbir halk belediyesi zorbalığın çiftliği olmayacaktır. Buna izin vermeyeceğiz.
 
Her geçen gün güçleniyor ve büyüyoruz
 
Bu iktidarın, erkek egemen faşizminin kadınlara hesap verme zamanıdır. İşlediği bunca suçun hesabını verme zamanıdır. Zira bu kadar yanlışın faturasını da yalnızca halka ödetmek istiyor fakat hesabı vermesi gereken mağdur olan halk değil, suçlunun kendisidir. Bunu herkes iyi bilmelidir. Gerçek bir muhalefetin bütün sorumluluğunu omuzlarında taşıyan yalnızca HDP'dir. Özellikle de kadınlar tam eşitlik, tam demokrasi, tam adalet için her yönüyle muhalefet etmenin sorumluluğunu dört bir koldan sürdürmektedir ve bunu üstlenmiştir. Bütün tabanımız ülkenin en güçlü partisiyiz. Bundan böyle Türkiye siyasetinde HDP'siz hiçbir siyasetin işleyemeyeceğini, siyaseti belirme gücümüzün ve misyonumuzun buna müsaade etmeyeceğini, kadınsız bir siyasetin bundan böyle mümkün olmayacağını herkes görmeli ve bilmelidir. Partimizde, yönetimlerimizde hayata geçirdiğimiz eşbaşkanlık sistemimiz ülkenin her yerinde hayata geçirme ısrarı ve kararlılığımızdan asla vazgeçmeyeceğiz. Partimize ve biz kadınlara yönlendirilen etkisizleştirme ve baskı yoluyla kısıtlamaya dönük hamlelere karşı biz her geçen gün daha çok güçleniyor ve büyüyoruz.
 
Kadınların cesaretine sonsuz inanıyorum
 
Daha fazla çalışmalı ve daha fazla yol almalıyız. Eşitlik ile ilgili talebi olan, adil bir bölüşüm ile ilgili talebi olan, emeğe, üretime sahip çıkan bir siyasetle ilgili talebi olan, yaşamı bugün tehdit altında bulunan bütün kadınlar, bütün çocuklar ve bütün gençler için talebi olan, gençler için verimli ve yararlı bir ülke özlemi olan her kesimi, her bireyi HDP etrafında kenetlenmeye cağırıyoruz. HDP ile tek yürek tek güç olmayı sağlamak hepimizin boynunun borcudur. Ve aynı zamanda hepimizin tarihsel sorumluluğudur. Kurtuluş da zafer de ancak bu şekilde mümkün olacaktır. Ve biz kadınlar kazanmaya mecburuz. Başka bir yolumuz, başka bir seçeneğimiz, başka bir alternatifimiz asla ve asla yok. Ben bu düşüncelerimle kadınların değişim gücüne, iradesine, cesaretine sonsuz inandığımı tüm samimiyetimle belirtiyorum. Bu mücadeleyi hep birlikte vereceğimizin sözünü de bir kez daha veriyorum."
 
Pervin'in konuşmasının ardından panel basına kapalı devam etti. Kadınlar eşbaşkanlık sistemi ve elde edilen kazanımlara dönük erkek-devlet saldırılarını tartışıyor.