'İranlı göçmenlerin sınır dışı kararı hukuksuz'

  • 09:12 8 Nisan 2021
  • Güncel
Melike Aydın
 
DENİZLİ - Avukat Buse Bergamalı, İranlı 4 kadın hakkında verilen “sınır dışı ve gözetim” kararına gerekçe gösterilen maddenin Anayasa’ya aykırı olduğunu ve kararın geri çekilmesi gerektiğini söyledi.
 
Cumhurbaşkanı kararı ile imzanın çekildiği İstanbul Sözleşmesi için Denizli’de 20 Mart günü yapılan eyleme katılan Esmaeil Fattahi, Leili Faraji, Zeinab Sahafi ile eyleme katılmayan Mohammad Pourakbari Kermani 5 Nisan’da gözaltına alındı. Denizli Yabancılar Şubesi’nde tutulan 4 kadın Aydın Geri Gönderme Merkezi’ne götürüldü. Denizli Barosu Göç ve İltica Komisyonu’ndan avukat Buse Bergamalı, haklarında sınır dışı edilme kararı verilen kadınların durumu hakkında bilgi verdi. 
 
Sınır dışı kararının hızlıca gerçekleştiğini ve kadınların evinden götürülme olayına rastlanmadığını ifade eden Buse, bu kararda kadınların Sözleşme için yapılan eyleme katılmalarının etkili olduğunu söyledi. Buse, söz konusu karara gerekçe olarak, “İçişleri Bakanlığı’ndan izin alma şartının gösterildiğini” belirtti. 
 
‘Sebebi İstanbul Sözleşmesi eylemine katılmış olmaları’
 
Toplantı ve gösteri yürüyüşüne katılmanın anayasal bir hak olduğunu dile getiren Buse, 4 kadının da bu hakkını kullandığı için sınır dışı edilme kararı ile karşı karşıya olduğunun altını çizdi. Buse, yabancılar için bu hakkın daha sonra Toplantı ve Gösteri Yürüyüşü Düzenleme Kanunu'nun yeniden düzenlenerek İçişleri Bakanlığı'ndan izin alma şartına bağlandığını ifade etti. Buse “Bu düzenleme Anayasa’ya aykırı. Yine yabancılar hakkında sınır dışı edilme ve gözetim altında tutulma kararı bu maddeye dayanılarak alınıyor” diye konuştu.
 
Gözaltındaki kadınların evlerinden alınarak karakola götürüldüğünü dile getiren Buse, “Biz sınır dışı etme kararlarında çok da yabancının evinden götürülme olayına rastlamıyoruz. Bu kadar hızlı ve zorlayıcı şekilde karakola çekilmelerinin sebebi özellikle İstanbul Sözleşmesi için eyleme katılmış olmaları. Bu dosyada özelinde İstanbul Sözleşmesi’nin etkisini görüyoruz” ifadelerini kullandı.
 
‘6458 sayılı madde gereğince geri gönderilemezler’
 
Kadınların Aydın Geri Gönderme Merkezi’nde telefon hakkını kullanarak kendisine ulaştıklarını belirten Buse, şunları dile getirdi: “Kaygılılar. Geri gönderme yasağı kapsamında ve siyasi nedenlerle Türkiye’ye sığınmış vaziyetteler. İran’a gönderildiklerinde zulüm korkuları mevcut. Geri gönderilmemeleri için elimizden geleni yapıyoruz. Halihazırda 6458 Sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu’nda yabancının sınır dışı etme kararına karşı iptal etme davası açması karşısında yargılama süresi boyunca geri gönderilemeyeceği yazılı. Bu kanun maddesi karşısında geri gönderilmemesini sağlamaya çalışacağız.”
 
‘İdari Gözetim Kararı itirazına 5 gün içinde cevap verilmesi gerekiyor’
 
Yargılamadan dolayı değil, gözetim kararı nedeniyle kadınların GGM’de tutulduğunu ifade eden Buse, “Şu an 6 aylı idari gözetim kararı var. İdari gözetim kararına da itirazlarını gerçekleştiriyoruz. İtirazımız neticesinde mahkemenin serbest bırakmasına takdir etmesini talep ediyoruz. Kanunda İdari Gözetim Kararı’na itiraz halinde 5 gün içinde karar verilmesini düzenlemiş kanun, ama 5 gün içinde maalesef uyulmuyor. Yine de en yakın zaman olarak bir aylık süre içinde kararın çıktığını görüyoruz. Bu karar çıkmadan önce idarenin yine kendi inisiyatifi ile kararı kaldırması mümkün” şeklinde konuştu.
 
‘Avrupa dışından gelenler mülteci sayılamıyor’
 
İran ve Suriye’den gelen mültecilerin Türkiye’de ağırlandığını belirten Buse, ancak 4 kadının Cenevre Sözleşmesi’ne göre mülteci statüsü kazanmadığını söyledi. Türkiye’nin Cenevre Sözleşmesi’ne çekince koyarak imzaladığını hatırlatan Buse, “Avrupa dışından gelenler mülteci statüsü kazanamıyor, onlara şartlı mülteci statüsü veriyoruz. Toplu gelenlere de Suriye’den olduğu gibi geçici koruma ya da ikincil koruma statüsü veriyoruz. Bu anlamda medyada ve her yerde mülteci olarak tanımlansa da mülteci statüsünde değiller. Sadece uluslararası koruma başvurusu almış durumdalar. Hatta mültecilerin çoğu Göç İdaresi tarafından kendilerine verilen başvuru kimlik belgesini mülteci statüsü sanıp başvuruyor. Mülteciler haklarından bihaberler. Kanunlar mülteci statüsünün verilmesini çok zorluyor” diye konuştu.