Sezen Ünlü’nün anneannesi: Fail tutuklanmış olsaydı Sezen yaşıyor olacaktı

  • 09:04 8 Nisan 2021
  • Güncel
Melike Aydın
 
İZMİR - Devletin kadını ve çocuğu korumak yerine İstanbul Sözleşmesi’nin kaldırdığını söyleyen Sezen Ünlü’nün anneannesi Remziye Orallı, fail ilk şikayette tutuklansaydı, Sezen’in yaşıyor olacağını vurguladı. Remziye, Sezen’in davası için tüm kamuoyuna dayanışma çağrısı yaptı.
 
İzmir Bornova’da 16 yaşındaki Sezen Ünlü, Anıl Yolum tarafından tecavüze uğradıktan sonra, toplumsal baskı sonucu fail ile yaşamak zorunda bırakıldı ve 27 Mart’ta yine aynı fail tarafından karnındaki 5 aylık bebeği ile birlikte kesici silahla katledildi. Sezen’in anneannesi Remziye Orallı failin tecavüz, iki çocuğu katletmekten, uyuşturucu kullanımından, darptan yargılanmasını talep ediyor. Sezen’in tecavüze maruz bırakıldığına dair karakola götürdüklerinde işlem yapılmadığını belirten Remziye torununun toplum baskısı gerekçesiyle evlenmek zorunda kaldığını belirtti. Hamileyken Sezen’i şiddete maruz bırakan fail Anıl Yolum’un uzaklaştırma kararı yerine tutuklansaydı Sezen’in yaşıyor olacağını söyleyen Remziye kamuoyunun dava bitene kadar destek olmasını talep etti.
 
Çocuğa tecavüz ihbarına adli işlem yapılmadı
 
Sezen’in 3 yaşındayken anne ve babasının ayrılmasından sonra babasına verildiğini belirten Remziye, Sezen’in sıklıkla yanında kaldığını ifade etti. Babasının işi nedeniyle sürekli il dışına çıktığını, bu nedenle halalarının Sezen’i büyüttüğünü söyleyen Remziye, “Büyüdü, okula başladı. Meslek lisesinde hemşirelik okuyordu. Nereden çıktıysa bir duyduk ki nişanlanacak. Ben ‘Oku ayaklarının üzerinde dur, babanın işi yok annenin yine öyle’ dedim. Bunlar için söz vermişti bana ama… Adam 25-26 yaşında. Kafede çalışıyordu. Kızı gördü kandırdı. Tecavüz etmiş. Ama haberim yok. Nişan olmadan önce duydum. Karakola gittik, şikayet ettik. Karakolda bir şey çıkmadı. Ne tutuklanma ne yargı ne soruşturma. Sadece babasının elinde raporlar var” şeklinde konuştu.
 
Toplumsal baskı evliliğe zorladı
 
Sezen’in evlenme kararı alırken daha çocuk olduğunu vurgulayan Remziye, “Eğer karakola şikayet ettiğimizde tutuklansaydı, Sezen sağ olurdu. ‘Kızım vazgeç o kadar tecavüze uğrayan insanlar var, tutuklansın gitsin içeriye’ dedik. Yok ‘Bana laf gelmesin evleneyim ondan sonra’ dedi. Yaşı ufak olduğu için nikah yapmadılar. Babası da istemedi. Belki evlenir geri alırız diye” dedi.
 
Ana akım medya faili değil Sezen’in annesini hedef gösterdi
 
Basında Sezen’in annesi tarafından terk edildiği şeklindeki ifadeleri de hatırlatan Remziye, bu ifadelerin faili değil anneyi suçlamak adına ortaya atılan iddialar olduğunu dile getirdi. Remziye, “Annesi terk etmedi. Kız annesinin yanına geliyordu. Medeni insanlar gibi ayrıldılar. Kim yazıyorsa yalan söylüyor, çarpıtıyorlar. Anneyi kötülüyorlar. Dedesi 2007’de vefat etti. Benim yanıma da geliyordu. Sonra babası aldı götürdü. Lisedeyken gelip kalıyordu. En son Sezen’i istemeye geldiler, ben ‘Evden kov. Bu adam kötü birine benziyor’ dedim. ‘Seviyorum ben’ dedi ama sen çocuksun 16 yaşındasın nasıl nişan yaparsın? Utanıyormuş” ifadelerini kullandı.
 
‘Tanıkları tehdit ediyor’
 
Torununun evlendikten sonra hamile kaldığını ve 5 aylık hamileyken şiddete maruz kaldığı için babası tarafından karakola götürülüp uzaklaştırma kararı alındığını dile getiren Remziye, “Takip etmiş kızı. Gören varsa da görmedik diyorlar. O gece kızla konuşuyor, ‘İstemiyorum’ diyor. 16 Temmuz’da 17 yaşına girecekti. Karnındaki çocuğuyla iki çocuğu öldürdü. Onların mahalleden birini tehdit ediyormuş. Sezen’in gittiğini görmüş, ‘Görmedim’ deyip ifadesini değiştirsin diye. Biz torunumuza anlatamadık. Tehdit alıyormuş ‘Babaanneni, seni, babanı öldürürüz’ diye. Buraya geldiğinde telefon ediyordu, ben bırakmıyordum gitsin” diye konuştu.
 
‘İçeri alınsaydı, Sezen yaşıyor olurdu’
 
Failin, daha önce de bir kız çocuğun fotoğraflarını çekerek tehdit ettiğini kaydeden Remziye, “Benim çocuğuma da aynısını yapmış. Uyurken resmini çekip sayfalara atıyormuş. Kız babasının evindeydi o zaman. Sosyal medyada paylaşmış. Arkadaşlarına atıp Sezen beni aldatıyor diyormuş. Peki senin eline o foto nasıl geçti? Darp raporunda içeri alınsaydı, şimdi Sezen yaşıyor olurdu. Sadece uzaklaştırma vermişler” sözleriyle tepkisini dile getirdi.
 
‘Devlet kadın ve çocuğu korumak yerine İstanbul Sözleşmesini kaldırdı’
 
Devletin kadını ve çocuğu koruma görevinin olmasına rağmen bunun yerine İstanbul Sözleşmesi’ni kaldırdığını belirten Remziye şunları söyledi: “Benim torunum çocuk daha. 17 yaşına girmemişti. O Sözleşme’yi yerine getirsin. Kamuoyu bize destek olsun. Mahkeme sonuçlanana kadar yanımızda olsunlar. Bütün kadınları savunsunlar. Torunum öldürülmeseydi o da anne olacaktı.”
 
Son olarak Remziye torununun önceden organlarını bağışladığını ancak sadece korneasının bağışlanabildiğini belirterek “Ben gidip o gözlere bakacağım. Katil iki çocuğu öldürmekten, uyuşturucudan, tecavüzden yargılansın en yüksek cezayı alsın” dedi.