‘Çeyrek asırdır gerçekleşmeyen ‘adalet’ tecellisini bekliyor’

  • 13:04 28 Kasım 2020
  • Güncel
İSTANBUL - Cumartesi Anneleri, eylemlerinin 818’inci haftasında, 26 yıl önce kaybedilen Nihat Aydoğan’ın akıbetini sordu. Eylemde, “Dosya halen açık ve çeyrek asırdır gerçekleşmeyen adaletin tecellisini bekliyor” denildi. 
 
Cumartesi Anneleri, “Failleri belli kayıplar nerede” sloganıyla kaybedilen yakınları için her hafta düzenledikleri eylemin 818’incisini, koronavirüs sebebiyle yine sosyal medya hesapları üzerinden gerçekleştirdi. Eylemde bu hafta Mardin’in Midyat ilçesine bağlı Doğançay köyündeki evine 30 Kasım 1994’te özel tim ve korucular tarafından yapılan baskında gözaltına alınan Nihat Aydoğan’ın akıbeti soruldu.
 
‘Ne Allahtan utanıyorlar ne kuldan’
 
Eylemde ilk olarak konuşan Nihat Aydoğan’ın eşi Halime Aydoğan, eşinin 26 yıldır kayıp olduğunu belirterek, “Sabah saat 05.00’te eve baskın yaptılar. Nihat’ı dövdüler sonra alıp götürdüler o günden beri bir haber alamadık. 60 yaşındayım hala arıyorum ‘ne zaman kemikleri bulacağız? Mezarı ne zaman olacak?’ diye. Herkes cuma günleri ölüleri için akşam yemeği çıkarıyor ben çıkaramıyorum. Devlete sesleniyorum, kemikleri bulsunlar mezarımız olsun. 26 senedir hep bunu söylüyorum. Ne Allahtan ne kuldan utanıyorlar” dedi
 
‘Adalet İstiyoruz’
 
Ardından konuşan Nihat’ın kızı Nejbir Aydoğan, babasının korucular tarafından götürüldüğünü ifade ederek, “O zamandan bu zamana kadar babam ile ilgili hiçbir haber alamadık. 28 yaşındayım babamı hiç görmedim 26 yıldır bu mücadeleyi veriyoruz. Ama elimizde hiçbir sonuç yok. Bir sadece mezarımız olsun istiyoruz. Adalet istiyoruz” şeklinde konuştu.
 
Haftanın açıklamasını ise Cumartesi İnsanları’ndan Birgül Şahin yaptı. 
 
Devletin koruması altındaki bir insanın akıbetini açıklığa kavuşturmamasının insanlık dışı bir muamele ve kesintisiz işkence olduğunu kaydederek sözlerine başlayan Birgül, formalite niteliğinde yürütülen soruşturma değil ciddi ve kapsamlı soruşturma yürütülmesi gerektiğini vurguladı.
 
‘İşkence edilerek gözaltına alındı’
 
Midyat’ın Doğançay köyünde 30 Kasım 1994 tarihinde korucu olmak istemeyen 39 yaşındaki Nihat Aydoğan’ın gözaltına alındıktan sonra Mardin Jandarma Merkez Komutanlığı’na götürüldüğünü söyleyen Birgül,  resmi makamların, Nihat’ın bu tarihten 20 gün sonra nöbetçi savcılığa sevk edildiğini ifadesi alındıktan sonra serbest bırakıldığını iddia ettiğini ifade etti. Bu iddiaların güvenilir kanıtlarla desteklenmediğini dile getiren Birgül, Nihat’ın uzun yıllar sonra nüfus kütüğüne ölüm kaydı düşüldüğü açığa çıkıldığı haberinin alınabildiğini kaydetti. Birgül, ailenin “öldüyse mezarı nerede?” sorusunun cevapsız bırakıldığını belirterek, köy muhtarının jandarma baskısı sonucunda ölüm bildiriminde bulunduğunu itiraf ettiğini söyledi. 
 
 ‘Etkin soruşturma yürütülmedi’
 
Ailenin şimdiye kadar yaptığı tüm başvuruların sonuçsuz bırakıldığına dikkat çeken Birgül, “Etkin bir soruşturma yürütülmedi. Aydoğan ailesi, bölgede açığa çıkan tüm toplu mezarlar için Nihat Aydoğan’a ait kalıntılar da olabilir diye girişimlerde bulundu, dosyayı canlandırmaya çalıştı. İçinde Nihat Aydoğan’ın da olduğu Midyat kayıpları ile ilgili İnsan Hakları Derneği aracılığı ile tekrar başvurular yapıldı. Yapılan başvurular üzerine Midyat Savcılığı bir fezleke hazırladı. Savcılık bu kişilerin kaybedildiklerine dair bilgi olmadığını iddia ederek dosyayı kapatılması talebiyle Mardin Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderdi. Dosya halen açık ve çeyrek asırdır gerçekleşmeyen adaletin tecellisini bekliyor”  şeklinde konuştu.
 
‘Hukuk işletilsin’
 
İktidarı ve adli makamları göreve çağıran Birgül, “Hukuk işletilsin, Aydoğan Ailesi’nin adalet talebi karşılansın. Nihat Aydoğan’ın akıbeti açıklansın. Onu kaybedenler üzerindeki cezasızlığa son verilsin” diye konuştu. 
 
‘Galatasaray’dan vazgeçmiyoruz’
 
Birgül son olarak, 119 haftadır yasaklanan kayıplarla buluşma mekanı olan Galatasaray Meydanı’ndan vazgeçmeyeceklerini söyledi.